Başlıksız-1

Doğru Bilinen Yanlışlar

RÜZGÂR ENERJİSİNDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Özellikle yaz aylarında her tatile çıkanların bolca gördüğü ve çeşitli tahminler ve kulaktan dolma bilgilerle bolca yorum yaptığı rüzgâr türbinleri o devasa görüntülerinin altında aslında dünyamız ile ilgili en çevreci hareketlerden birini barındırmakta. Artık fosil yakıtlardan ivedilikle kurtulmamız gerekirken halâ rüzgâr enerjisi için şehir efsaneleri ortalık bulandırılmakta.

Bu yazımızda elimizden geldiğince ana bilgileri verip doğru zannedilen yanlışları aktaralım istedik.

Bir türbinin ortalama kanat çapı 60 ile 100mt civarındadır. Yerden kule yüksekliği de 65 ile 120mt arası değişiklik gösterebilir. Tabii ki bu rakamlar çevre koşullarına göre değişir. Ülkemizde yerden 50 m yükseklikte ve 7.5 (m/s) üzeri rüzgâr hızlarına sahip alanlarda kilometrekare başına 5 MW gücünde rüzgâr santralı kurulabileceği kabul edilir.

Rüzgar türbinleri kendilerini korurlar. Belli rüzgâr hızının altında (3-4m/s) ve belli rüzgâr hızının üzerinde (90-108m/s) türbin çalışmayı durdurur. Ülkemizdeki rüzgar rejimi türbin kurulumuna son derece uygundur.

Şimdi doğru bilinen yanlışlar kısmına geçebiliriz.

 

1.YANLIŞ: Rüzgâr türbinlerinin insan sağlığına zararlı elektromanyetik radyasyon yaydığı iddia ediliyor. 

DOĞRUSU: Elektromanyetik radyasyona sebep olacak kısımlar elektrik jeneratörü ve trafolardır; bunların yaydığı manyetik radyasyon da son derece düşük ve çok az bir alanda etkilidir. Bu trafolar ve jeneratörler çevremizde her yerde zaten kullanılmaktadır. Yapılan ölçümler bu parçaların sebep olduğu manyetik radyasyonun türbinin tabanına geldiğimizde bile ihmal edilebilir şekilde düşük olduğunu gösteriyor. İlla radyasyon için endişe edilecekse bunun için saç kurutma makinelerini konuşmak daha doğrudur.

 

2.YANLIŞ: Rüzgâr türbinleri elektronik aletlerin çalışmasını engeller.

DOĞRUSU: Kanatlar manyetik dalgaları etkilemez ama engelleyebilirler. Bu da kısa mesafeler için geçerlidir. Kulenin içindeyken telefon çekmeyebilir; fakat 20 metreden uzakta telefon ve telsiz gibi cihazların çalışmalarında bir sorun yaşanmaz.

 

3.YANLIŞ: Rüzgâr enerjisi santralleri olan yerde tarıma zarar verir. 

DOĞRUSU: Tam tersine rüzgâr enerjisi santralleri kurulu olduğu alanın yalnızca yüzde 1’ini işgal eder. Alanın geri kalanı tarıma kullanılabilir. Rüzgâr türbinleri sıfır atık olduğu için topraklar, göller ve akarsular temiz kalır. Su da kullanmadığı için tasarruf edilen su, tarıma ve insanların kullanımına kalır. Oysa termoelektrik santrallerde her gün binlerce ton su tüketilir.

 

4.YANLIŞ: Rüzgâr enerjisi santralleri gürültülüdür. 

DOĞRUSU: Bir rüzgâr türbini 300 metrelik bir mesafede artık en fazla bir buzdolabı kadar gürültü yayar. Sessiz kırsal bölgelerde esen rüzgârın sesi, genellikle türbinlerin sesinden daha yüksektir. Yine de ÇED raporlarına bakılarak muhtemel rahatsızlıkların önlenmesi için rüzgâr türbinlerinin civardaki yerleşim yerlerinin uzağına kurulması önceliklidir. 

 

5.YANLIŞ: Rüzgâr enerjisi kuş ölümlerine yol açar.

DOĞRUSU: Her rüzgâr enerji santrali Çevresel Etki Değerlendirmesi raporlarının incelenmesi sonucunda kurulur. Göç güzergahları gibi büyük kuş ya da yarasa gruplarını çeken bölgelere kurulmamasına büyük özen gösterilir. Toplam türbinlerin her yıl ölen tüm kuşların yalnızca yüzde 0.01-0.02’sinin direkt ölümünden sorumlu olduğu hesaplanmıştır oysa kara araçları bu ölümlerin kat be kat fazlasına sebep olmaktadır.

 

6.YANLIŞ: Türkiye rüzgâr enerjisinden faydalanmak için yeterli rüzgâra sahip bir coğrafya değildir.

DOĞRUSU: Almanya Rüzgâr Enerjisi Enstitüsü DEWI’nin verilerine göre ülkemizin rüzgar potansiyeli İspanya’nın rüzgar potansiyeline eşdeğer. İspanya ise Avrupa’da rüzgâr santrali kurulu gücüne sahip ülkeler arasında Almanya’dan sonra ikinci sırada yer alıyor.

 

7.YANLIŞ: Rüzgâr enerjisi kesintisiz bir güç kaynağı olamaz. 

DOĞRUSU: Türkiye’nin rüzgâr haritası ülkemizde yılın neredeyse tamamında rüzgâr enerjisinden elektrik üretilebileceğini gösteriyor. Ülkemizin son rüzgar türbin kurulu gücü 8700 MW olup bu binlerce türbin sorunsuz olarak enterkonnekte sisteme bağlıdır. Bunun dışında teknoloji gelişmektedir ve enerji depolama kapasitesi saatlik üretimin ortalama 6 katı civarında oluşturulduğu takdirde başka hiçbir enerji desteğine ihtiyaç duymadan enerji üretebilir.

61400yerlimilli1517303012-1024x576

TSE, NORTHEL’e rüzgar türbinlerinin standardını belirleyen TS EN 61400-1-22 belgesini verdi

Yerli ve Milli silahların gündemde olduğu şu günlerde, rüzgar türbin üretimi alanında, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yerli bir firma olan Northel Elektromekanik’e, rüzgar türbinlerinin standardını belirleyen TS EN 61400-1-22 belgesini verdi.

Yerli ve Milli silahların gündemde olduğu şu günlerde, rüzgar türbin üretimi alanında, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yerli bir firma olan Northel Elektromekanik’e, rüzgar türbinlerinin standardını belirleyen TS EN 61400-1 ve 22 belgesini verdi.

Yüzde 100 yerli teknoloji, tasarım ve tümü yerli hammadde kullanılarak üretilen 0,3 MW gücündeki türbin TS EN 61400-1 ve 22 belgesini alan ilk milli rüzgar türbini oldu. Alınan bu belge ile ilk milli ve yerli rüzgar türbini belgelendirilirken, proje sürecinde TSE ninde Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akredite edilmiş olması sektör tarafından heyecan ile karşılandı. Böylece uluslararası normlar ile denklik sağlanmış oldu.

2016 yılının ilk çeyreğinde başlayan belgelendirme sürecinde türbinin tüm parçalarının tek tek onaylandığını belirten Northel Elektromekanik Baş Tasarımcısı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Yalçın, Bir ülkede tasarlanan ve üretime hazır duruma getirilen ürünler o ülkenin ulusal belgelendirme kurumları tarafından tasarım ve üretim sırasında belgelenmişse o ürün millidir. Bunun dışındaki üretimler lisansla üretilen yerli üretimlerdir. Bu amaç doğrultusunda belgelendirme kurumlarımız belgelendirme yapacakları konularda uluslararası akredite olmalıdırlar. Milli belgelendirme kurumlarımızdan Türk Loydu’ndan sonra Türk Standartları Enstitüsü de bu süreç sonunda TÜRKAK tarafından akredite edilmiştir” dedi.

Enerjide millileşme

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın enerjide millileşme vurgusunun sektör için derin bir anlamı olduğunu belirten Cem Yalçın, “2003 yılından beri rüzgar türbin tasarımı ve üretimi yapıyoruz ancak bu süreçte ilk defa Milli üretimin bu derece samimiyetle desteklendiğini görüyoruz. Sayın Bakanın hedeflemiş olduğu MW ve üzeri güçlerde türbinlerin seri üretimine, 2019 yılı ilk yarısında başlayacak şekilde hazırlanıyoruz. Almış olduğumuz belge ile sektörün önündeki büyük bir engeli de kaldırdık. Yerli üretime verilen destek sürdürülebilir bir hal alırsa, özellikle MW altında üretim yapan firma sayısı da çoğalacaktır. Tarımda, belediyelerde, enerji kooperatiflerinde, kamu işletmelerindeki pazar büyüklüğü ülkemizde onlarca türbin şirketine iş sağlayacak kapasitededir. Teknoloji bu alanlarda gelişecektir. Böylece birçok yerli firma Amerika Birleşik Devletleri, Orta Amerika ve Afrika gibi dış pazarlara da yönelerek, enerji sektöründe ürün çeşitliği sağlanacak, ihracatın da önü açılmış olacaktır” dedi.